Kitap tanıtımı: Punishing the Poor – The Neoliberal Government of Social Insecurity

 

punishing the poor

 

Kitabın Künyesi:

Kitabın Adı: Punishing the Poor – The Neoliberal Government of Social Insecurity (Yoksulları Cezalandırmak – Toplumsal Güvensizliğin Neoliberal Yönetimi / İdaresi)

Yazarı: Loïc Wacquant 

Türü: İnceleme/Sosyoloji

Yayınevi: Duke University Press

Basım Tarihi: 2009

Sayfa Sayısı: 384

Kitap Hakkında Notlar:

– Pierre Bourdieu’nün öğrencisi ve yakın çalışma arkadaşı olan Loïc Wacquant bu kitapta Birleşik Devletler özelinde neolibel devletin kapitalist kentlerin çeperlerinde, gettolarda yaşayan marjinalleştirilmiş ve kriminalize edilmiş yoksul kesimleri ırk ve sınıf politikaları ekseninde, infaz sistemi yoluyla nasıl denetim ve gözetim altında tuttuğunu incelemiş. 

– Loïc Wacquant kapitalist sistemin geldiği neoliberal aşamada yoksulluğun cezalandırıcı düzenlenişi hakkında üç argüman ileri sürüyor: Birincisi, polis teşkilatının genişletilmesi ve ulvileştirilmesi, mahkemeler ve infaz kurumları kriminal güvensizliğe değil, ücretli emeğin sıradanlaştırılması ve etno-ırksal hiyerarşinin bozulmasının neden olduğu toplumsal güvencesizliğe verilen bir cevaptır. İkincisi, toplumsal ve cezai politikaları birbirine tekrar bağlamamız ve marjinalleştirmenin yeni cezai politikasını anlamak için bunları yoksulluk politikasının iki farklı biçimi olarak ele almamız gerekiyor. Üçüncüsü, kısıtlayıcı “çalışma rejimi” ve genişletilen “hapishane rejimi”nin eşzamanlı ve birbiri içine geçerek yerleştirilmesinin neoliberal devletin inşasında payı var. 

– Loïc Wacquant’ın tezi kısaca devletin infaz kanadının tahkim edilmesinin suç işleme trendlerine bir tepki değil, sosyal güvencesizliğe bir cevap olduğu. Wacquant’a göre, Birleşik Devletler’de 1960’lardaki ırk ayaklanmalarının hemen sonrasında polisin, mahkemelerin ve cezaevlerinin, ekonomik deregülasyon ve etno-ırksal bir muhafaza olarak gettonun içe doğru patlaması ile ortaya çıkan kentsel kırılmaları denetim altında almak, ve kutuplaşan sınıf yapısının en dibindekilere güvencesiz istihdam disiplinini dayatmak için devreye sokulduklarını keşfedebiliriz. Cezaevlerinin yaygınlaşması, suçun denetimi ile pek bir alakası kalmamış şu üç misyonu yerine getirir olmuştur: sanayi-sonrası işçi sınıfının fraksiyonlarını güvencesiz ücretli emeğe doğru bükmek, sınıfın en kargaşa yaratıcı ve kalabalık unsurlarını depolara tıkmak ve devletin kendine ayırdığı sınırlanmış alandaki otoritesini vurgularken, hakeden yurttaşların sınırlarını korumak için nöbet tutmak. 

– Loïc Wacquant’a göre çalışma rejimi ve hapishane rejiminin iç içe geçişi, neoliberal devletin kurumlaşmasına katkıda bulunur. İktisatçılar neoliberalizmi “serbest piyasa” idaresiyle ve “küçük hükümet”in gelişi ile eşitleyen bir kavrayış önerdiler ve diğer sosyal bilimciler çoğunlukla bu kavrayışı benimsediler. Sorun şu ki, bu formül neoliberalizmin ideolojisini anlatabiliyor, gerçekliğini değil. Gerçekte var olan neoliberalizmin karşılaştırmalı sosyolojisi, hemen her yerde bu rejimin bir Centaur-devlet inşa ettiğini ortaya çıkarıyor, üst kısmı liberal, alt kısmı paternalist bir devlet. Şirketlere ve üst sınıflara yönelik “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” türü neoliberal Leviathan pratikleri eşitsizliğe sebep oluyor. Ama devlet, alt sınıflar yelpazesinde ekonomik deregülasyonun yıkıcı sonuçlarıyla uğraşmak zorunda kaldığında sert biçimde müdahaleci ve otoriter oluyor. Bunun sebebi, piyasa disiplininin dayatılmasının pürüzsüz, kendi kendini harekete geçiren bir süreç olmaması; bu dayatma inatçılıkla karşılaşıyor ve direnişi tetikliyor; alt sınıflarda toplumsal istikrarsızlığa ve dalgalanmaya yol açıyor; etkin biçimde devletin otoritesini sarsıcı oluyor. Bu sebeple piyasa disiplini, onu demirleyecek ve destekleyecek kurumsal mekanizmalara ihtiyaç duyuyor ve bunlar arasında genişletilmiş ve dinamik bir ceza infaz kurumu da var.

Kitabın Bölümleri:

    – Prologue: America as Living Laboratory of the Neoliberal Future

    – Social Insecurity and the Punitive Upsurge

    – The Criminalization of Poverty in the Post-Civil Rights Era 

    – Welfare Reform as Poor Discipline and Statecraft

    – The Great Confinement of the Fin de Siècle

    – The Coming of Carceral Big Government

    – The Prison as Surrogate Ghetto : Encaging Black Subproletarians

    – Moralism and Punitive Panopticism: Hunting Down Sex Offenders

    – The Scholarly Myths of the New Law-and-Order Reason

    – Carceral Aberration Comes to France 

 

Hazırlayan: Göker Makaskıran