Foucault’nun Marksizm Eleştirisi Hakkında Kısa Bir Not

Ekran Alıntısı

Foucault’nun Marksizm’e getirdiği eleştiri üç meselede yoğunlaşır: İdeoloji/bilim ayrımının ve yanılsama olarak ideoloji yorumunun dayandırıldığı realist-materyalist epistemolojinin reddi, tarihin öznesi olarak işçi sınıfı anlayışının reddi ve determinizm sorunsalının (altyapı-üstyapı modeli) reddi.

Foucault’nun Marksizm içinde çok yönlü nedensellik (overdetermination) modelini ileri sürmek (Althusser’in yaptığı gibi) yerine Marksist determinizm sorunsalından koptuğunu söyleyebiliriz. Foucault’nun iktidar/erk çözümlemesi topografik altyapı-üstyapı modelinin reddedilmesine dayanır. Foucault bunun yerine ağ/şebeke metaforuyla düşünür ve ağı dilbilimdeki gramer tanımına dayandırır: Ağ/şebeke bir dilde seslendirilebileni koşullayan, ancak hangi (ve ne zaman) fiili seslendirmelerin ortaya çıktığını belirlemeyen bir gramere benzer. Bu gramere dayanan bilgi/iktidar ağları çeşitli söylemler (teori ve pratik eklemlenmeleri) oluşturur.

Foucault’ya göre, Marksizmin 19.yüzyıl manifaktür kapitalizminin koşullarına dayanan ekonomik indirgemeci öncüllerinin günümüzün siyasal, kültürel ve ekonomik yaşamında geçerliliği yoktur: “Marksizm on dokuzuncu yüzyıl düşüncesinde sudaki balık gibi vardır; yani başka bir yerde nefes alamaz.” (Kelimeler ve Şeyler) Foucault’ya göre, Marksizm – bir söylem olarak – içinden çıktığı tarihsel koşullara bağlıdır ve sona ermekte olan bir episteme (bilgi/iktidar yapısı) tarafından geri döndürülemez biçimde sınırlanmıştır.

Yazan: Göker Makaskıran