Küresel-Akışkan Dünyada İnsan Tipleri

zygmunt bauman

Zygmunt Bauman’a göre, belirsizlik, güvensizlik ve riskin ön plana çıktığı akışkan küreselleşme çağında 5 insan tipi görünürlük kazanmıştır :

1) Turist : Turizm, küreselleşme çağının en önemli özellikleri olan hız ve akışkanlıktan en fazla beslenen alandır. Diğer yandan, üretimden çok tüketime odaklanmış günümüz kapitalizminin en güzel örneğini ekonomilerde kar marjı giderek büyüyen turizm sektörü oluşturur. Doğa ve yerel kültürler tüketilip unutulmak üzere standartlaştırılıp hazır tüketim ürününe dönüştürülmüştür. Turizm egemenliğindeki sistem turist insan tipini üretmiştir : doyumsuz insan (haz istifçisi). Turist için yerleşiklik (aidiyet) özellikle de hiçbir seçeneği olmayan zorunlu yerleşiklik olumlu bir nitelikten çok dert kaynağıdır. Hiperaktivite ve doyumsuzluk başlıca özellikleridir. Bünyevi (içsel) problemlerini deneyim aracılığıyla (dışsal bir şekilde) unutmaya çabalar ve hazzı (çözümü) sürekli erteler. Turist, siyasal olarak eşitlik projesinden çok küresel-akışkan kapitalizmle uyumlu bir özgürlük savunucusudur.

2) Aylak : Çalışmayan, gündelik rutine uymayan ve herhangi bir efendisi olmayan; böylelikle sosyal denetimden uzak bu insan tipini toplum kendisi için bir tehlike olarak görür. Aylak, bir aşırılıktır, otoriteyi sarsan bir figürdür ve bu yaşam çoğunlukla kendi seçimleridir. Aylak sürekli hareket halinde olmasa da militanlığıyla sistemin çarkları arasından sürekli kaçar. Onun asıl özelliği sürekli hareket halinde olması değil, anti-üretim figürü olarak modernitenin kendiliğinden düşmanı olmasıdır. Akışkan modern dünyada kendine daha sağlam bir hareket alanı bulmuştur – sistemin paranoyak bir şekilde riskten kaçındığı küçülen bir dünyada o radikal örgütlenmelerin ana unsurudur

3) Oyuncu : Küresel-akışkan dünyanın postmodern kültürü bir oyun alanıdır, burada her şey mübahtır (anything goes); kartlar eşitsiz dağıtılmıştır, bu yüzden herkes rolden role atlamalıdır. Oyuncu, hız kapitalizminin istediği esnek ve bağlanmayan insan tipidir. Oyuncunun dünyası “iyinin ve kötünün ötesinde”dir; orada yalnızca büründüğü karakterin eline geçen fırsatları zekice kullanıp kullanamaması vardır. Oyuncu için her şey sanaldır, şeyler kendi içinde hakikati taşımaz ve yaşamın tüm alanları birbirinden bağımsız oyun alanlarıdır. Sisteme inanmazlar ama kurucu bir mücadeleye katılmama tavırları ve yaratıcılıkları onları sistemin failleri (agent) haline getirir.

4) Flaneur : Zygmunt Bauman’a göre, modern kentin ürünü olan avare-gözlemci flaneur tipi, hem aylak gibi yabancı ve sürgün değildir hem de turist gibi sınırsız mekânda dolaşan biri değildir. Flaneur’un evi kalabalıklar ve kenttir; burada modern yaşamın sınırsız gözlemcisi ve yorumcusu olarak belirir. Flaneur, kalabalıklarda özgürce varolan ama onun içinde yalnız bir halde dolaşıp kalabalığı aşan bir tiptir; kentin sokaklarında herhangi bir grup aidiyetiyle hareket etmez. Katılımcı değildir, sadece bir gözlemcidir ve ellerini kirletmek istemez.

5) Yabancı : Küreselleşme süreciyle küçülen dünyada farklı kültürlerin birbirlerine olan temasları kolaylaşmış ve yoğunlaşmıştır. Bu durum birbirine benzedikçe farklılıklara yoğunlaşan insan psikolojisinin ürünü olarak yabancı tipini üretir. Bir topluluk kendi iç birliğini sağlamak amacıyla her zaman bir günah keçisi bulur ya da üretir; bunun günümüzdeki karşılığı yabancı tipidir.

Yararlanılan Kaynaklar :

  • Zygmunt Bauman, Küreselleşme, Ayrıntı Yayınları.
  • Zygmunt Bauman, Parçalanmış Hayat, Ayrıntı Yayınları.
  • Zygmunt Bauman, Yasa Koyucular ile Yorumcular, Metis Yayınları.

Hazırlayan: Göker Makaskıran