Claude Lefort ve Demokrasi

Fransız düşünür Claude Lefort için siyaset, tarihsel-toplumsal bir varlık olan insanın tarihi yapma alanıdır; siyaset moderniteyle birlikte dinden bağımsız ve toplumsal sistemde özerk bir alan haline gelmiştir. Bunun nedeni, din ve dünya işlerinin ayrılmaya başlamasından doğan modernitenin, Lefort’un “demokratik devrim”  adını verdiği gelişmelere yol açmasıdır. Demokratik devrim, Lefort’un “kesinlik işaretlerinin yok oluşu” dediği ve iktidarın…

Sartre ve Camus’de Saçma Kavramı

Saçma (absürd), felsefede varoluşçuluğu karakterize eden bir kavram olarak, Sartre’da insan yaşamı ve varoluşunun anlamsızlığı, Camus’de ise bize eylemden başka bir seçenek bırakmayan durumumuzun tutarsızlığı olarak ortaya çıkar. Sartre, iki tür saçmadan söz eder; birincisi, şeylerin oldukları gibi olmaları ve bunun dışında bir şey olmamaları; ikincisi, şeylerin olumsal (contingent) olmaları yani zorunlu olmamalarıdır. Sartre için…

Çeviri: Modernizmin Merkezi Sorunu – Alain Badiou

Bugün ben şöyle dile getirirdim: Siyaset güç alemi değildir, düşünce alemidir. Dönüştürmeyi amaçlamaz; önceden formüle edilemeyen imkanlar yaratmayı amaçlar. Siyaset durumlardan çıkarsanamaz, çünkü durumları siyaset tayin eder. Peki bu eleştirel arkaplan üzerinde Lyotard neyi görünür kılar? “Bir başka dispositif” dediği şeyi. Ve bunun Kapital bakımından “ne diyalektik ne eleştirel, ama eş-imkanlı bir ilişki içinde” durduğunu söyler.…